» BABAMA SELAM SÖYLE



Babama Selam Söyle Karlı bir akşamdı ankara'da; Son kez elele yürümüştük, Bitmesin istediğimiz yola. Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık. Yazarsın bana demiştin. Bende yazarım sana sık sık. Ağlıyordum.... Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı. Elimi daha sıkı tuttun, Anlıyordum.... Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim, Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin, Kelebekleri kitap arasında kurutma, Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana, Kitaplarım sana emanet, İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde... Beni bekle... Yol bitti, gidiyordun artık; gittin Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre, Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye, Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım, Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim, En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim. Seni beklerken çok şey öğrendim, Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam... Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim Uçak, babama selam söyle! Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam... Bir bilsen seni nasıl özledim... Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti, Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri, Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi; Selamını aldım babacığım, Kin büyütmedim kalbimde.... Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde. Uçak, babama selam söyle! Uçak, babama selam söyle! İclal Aydın

Devamını Oku

» YANLIZLIKLA BAŞ EDEN VARMI?



Yalnızlıkla baş eden var mı? Her giden aynı gitmiyor ne yazık ki. Her yolcu eden de aynı olmuyor... 03.10.2005 Sağanak yağmur altında, silecekler hızla çalışırken bir türlü bulamıyordum "ada 27" adresini. Bu senin yeni adresin Nurettin Abiciğim. Tam bir yıldır burada yatıyorsun. Sen bir yıldır buradasın diye sevgili karın bir yıldır ağlıyor. Gittiğin ilk gün nasıl döküyorsa gözyaşlarını, aynı şekilde döküyor hem de... "Bak Gönül Abla" diyorum; "yapma böyle." Ama dinlemiyor, sürekli ağlıyor. Geçen hafta biz seni sevenler yeni adresinde buluştuk. Bir araya gelmiştik ki yağmur durdu. Dualarımızı ettik, senden bahsettik, Gönül Abla'ya evlenme teklif ettiğin gece ona yazdığın şiiri okuduk... Gönül Abla kıymalı börek ve acıbadem kurabiyeleri getirmişti... Törenden sonra arabaya bindiğimde acıbademden ısırmıştım ki yağmur başladı. Yağmur altında hem araba kullanıp hem kurabiye yemek hem de kurabiye ağzımdayken ağlamak zor oluyormuş. İnsanın boğazında koca bir yumruk varken kurabiyenin şekeri acı geliyor sanki... Bir senede ne değişti dersen, seni güldürecek ve kızdıracak çok şey sırlayabilirim ama ben kafamdaki yalnızlık tanımını tamamen değiştirdim, bunu söylemeliyim. Seni üzmek istemem ama Gönül Abla gerçekten çok yalnız kaldı senden sonra. Ona baktığım zaman gözlerindeki tenhalıkta ve ellerinin iki yana düşen çaresizliğinde gerçekten yalnız bir insan görüyorum. İnsan böyle bir gerçek karşısında öyle çaresiz kalıyor ki... Siz birbirinizi geç bulmuştunuz ve belki bu yüzden çok kıymetlisiydiniz birbirinizin. Oturup şöyle güzel mi güzel bir evlilik hikayesi yazsam, Nurettin ve Gönül koysam kahramanlarımın adlarını; ikinizi anlatırdım emin ol. Gönül ablamın o muhteşem sofralarını, senin o klasik şarkılarını, kahkahalarınızı ve o güzelim dünya endişelerinizi unutmazdım ve de... "Bu hayat şimdi nasıl geçecek?" diye soruyor Gönül Abla. Yanıtını bilmiyorum. Bildiğim tek şey; dünya üzerindeki hiçbir şey senin yerini tutmayacak onun için... "Ayrıldın" dedi bana. "ama dua et, k...

Devamını Oku

» DİLEKLERİM



'DiLEKLERiM Sana, her seyi paylasabilecegin biriyle, birlikte olma mutlulugu dilerim. Her zaman olmasa da en istedigin zamanlarda, bulduguna degil umduguna sahip olmani dilerim. Kötü günlerde senin elinden tutacak kadar Çok mutlu anilarin olmasini dilerim. UMARIM Kapiyi zamaninda açip telefon son kez çalmadan önce yetisirsin. Lüks bir lokantada adlarini ilk kez duydugun yemekler arasindan hosuna gidecek olani seçersin Cebinde herzaman eve dönecek kadar paran olur Birileri için vazgeçilmez olursun Kislik ceketinin cebinde hatiri sayilir miktarda para bulursun. Banka hesabin hep çogalir. Neler yapabildigine kendinde sasirir, bir hayale degil, gerçek birine asik olursun. Tam istedigin yaniti alirsin. Açik, akillara kazinan, güçlü. Hem de aninda. GÜÇLÜLÜK VE CESARET Senin için dileyecegim bir dilek gerçeklesecek olsa, önce ne isteyecegimi sasirirdim. Güzellik tehlikeli..Bilgeligin kazanilmasi gerekir Ask ise senin bilecegin bir is Ama sonunda eminim ki bunlardan da iyi bir sey seçerdim: Cesaret Umarim askin bedelini asla kendini ezdirerek ödemezsin. Umarin bütün zorbalarin hakkindan gelir, basin dik olarak yürüme gücünü bulursun. Verici olmak büyük mutluluktur. Ancak hep ama hep vermek akli ve yüregi kurutur. Çay bahçesinde, resim galerisinde, kirlarda.. Nerede olursan ol, birazda almasini bil. Birak kuslar, resimler, kitaplar, gerçek dostlar canina can katsin. Biz insanlarin beslenmesi gerek. MUTLULUKLAR, SEViNÇLER Adresini yitirdigin bir dostundan mektup gelmesi; Sana gereksinimi olan birinin seni görünce gözlerinin gülmesi; Ektigin tohumlarin filizlenmesi; yitirdiğin bir seyin tasinirken bulunmasi; Günesin ilk isiklari, sabah kuslarin civiltisi, Yagmurdan sonra buram buram toprak kokmasi; Sevdigin insanin karsina çikmasi; Yagmurda el ele yürüyüs; Topragin, tohumlarin uyanisi.... Düsünme, düsünülme; Sevme, sevilme... Dügün,dernek... Kiz çocuk, erkek çocuk.. Büyümeleri gelismeleri... Onlarin mutlulugunu görmek.. Torunlari kucaklamak, onlarla çocuklasmak, yeniden ya...

Devamını Oku

» 20,li30,lu,40lı YAŞLARDA CİLT BAKIMI



       CİLDİNİZİ hırpalayan pek çok etken var. Sizin üzerinize düşen tek şeyse, güzelliğinizi korumaya çalışmak. Uykusuzluk, hava kirliliği ve stresin cildinize etkileri karşısında, doğru ve sürekli bir cilt bakımı uygulamıyorsanız, cildinizin nemini yitirmesi, kuruması, kırışması ve zamanından önce yaşlanması kaçınılmaz. Bu nedenle 20 yaşından itibaren, cilt bakımına başlamak gerekiyor. Tabii bu bakımın yaş ilerledikçe farklılaşması da şart. Günümüzün modern kadını, artık yüzüne sürdüğü, hatta değdirdiği her ürün konusunda son derece seçici davranmak zorunda.          20'Lİ YAŞLARDA CİLT BAKIMI     Bu yaşlarda cilt güçlü, pürüzsüz ve gergindir. Ama özellikle alın ile burnun ve ağzın yan taraflarında sivilce topluluklarına rastlanır. Genç cildin tek sorunu da budur: Sebum salgıları ve hormonlar henüz düzene girmemiştir. Ölü hücreler ayda 1 kez, yerlerini yenilerine bırakmak üzere, dökülür. Dokular sağlamdır, Vücut tarafından yıkılan kolajen, kolaylıkla tekrar üretilir. Temizlik ve nemlendirme anahtar kelimelerdir. Özellikle sivilce ve siyah noktaların fazla olduğu durumlarda, doğru sabunu kullanmaya özen gösterilmelidir. En sık yapılan hata, cildin yağını fazlasıyla alan bir ürün seçmektir: Böyle bir durumda, sivilceler azalmak yerine artar. Çünkü, cilt yüzeyindeki nem ve yağ tabakası hızla yok olur. Kullanılan kremler, gözeneklerin fazla tıkanmasını önlemek için, hafif olmalıdır. Ayrıca, genç ciltte leke oluşmasına fırsat vermemek için, parfüm içermemelidir.          30'LU YAŞLARDA CİLT BAKIMI     Otuzlu yaşlarda birkaç küçük sorun baş gösterir: Göz çevresi, alın ve ağzın kenarlarında, özellikle ışıkta belli olan, ilk kırışıklıklar ortaya çıkar. Yaşlı hücreler, dökülme yeteneklerini kaybeder ve üst derinin kalınlaşmasına neden olurlar. İşte bu yüzden, cilt yüzeyi artı...

Devamını Oku

» YOLUN BAŞINDAYKEN GÜLÜNÜ SEÇMEK



YOLUN BAŞINDAYKEN GÜLÜNÜ SEÇMEK Vaktiyle, görkemli bir malikanede yaşayan, yaşlı, çok zengin bir adam varmış. Malikane, gözalıcı güzellikte güllerin yetiştiği bir bahçenin içinde yer alıyormuş. Bu yaşlı zenginin evine, her hafta belli bir gün, orta yaşlı, tatlı dilli bir bohçacı kadın gelir ve yepyeni birbirinden güzel, pahalı kumaşlarını önce adama sonra çalışanlarına sunarmış... Bir gün yine Malikane'ye gelmiş kadın yeni kumaşlarıyla, bekleme salonuna almışlar onu... Yaşlı, zengin ev sahibi biraz gecikince sıkılmış kadın ve duvarlarda asılı fotoğrafları incelemeye koyulmuş. Adam gelince "Beyim"demiş, "gençlik fotoğraflarınıza bakarken düşündüm de, çok ama çok yakışıklıymışsın. Mal mülk para desen, malum. Eee pek iyi de bir adamsın tanıdığım kadarıyla, o zaman niye hiç evlenip aile kurmadın be beyim?" Adam gülümsemiş ve "madem garibine gitti, anlatayım" demiş. "Ama önce gül bahçesine çık ve bahçemin en güzel ama en güzel gülünü getir,"demiş. "Ama kapıya giderken seç, eve geri dönerken değil!" Kadın şaşırarak "peki" demiş ve çıkmış bahçeye... O büyüleyici güllerin arasında ilerlerken bir türlü karar veremiyormuş. "Şu güzel, bu güzel, yok yok belki ileride daha güzeli vardır" diye... Fakat bir bakmış ki bahçe kapısına gelmiş ve duvar dibinde gölgede kalmış bir kaç çelimsiz gülden başka gül yok?! Ne yapsın dönerken seçemeyeceği için ve o güller de güzel olmadığı için eli boş dönmüş. Adam "Hani en güzel gül?" diye sorunca anlatmış durumu... Yaşlı zengin demiş ki: "Anladın mı şimdi benim tüm hayatım boyunca niye evlenemediğimi? Doyumsuz olmasaydın eğer daha güzeli, daha iyisi, bunun rengi, bunun dikeni diye... Ve sarılsaydın dört elle sevdiğini, beğendiğini hissettiğin o güzelim güllerden birine, ellerin bomboş olmazdı benim gibi yolun sonuna geldiğinde......

Devamını Oku

» dost eli



Yine mi karardı gökyüzü?Simsiyah bulutlarla mı kaplandı?İnsanların çoğu düşünüsüYine akşam güneşinde miAsılı kaldı? Hiç masmavi bir semayıGörmeyecek miyiz?Güneş bir gün olsun dahiBizim için doğmayacak mı?Dostlar, halimizi-hatırımızıSormayacak mı? Hep imrenecek miyiz başkalarına?Ne zaman ulaşacak TanrıyaSonsuzluk kadar uzun çağrılarımız?Bizi yarınlara götürecek uğraşılarımızKalacak mı yarıda? Bir dost eli bekliyoruzBize uzansın diye.İyilikten uzak,Artağansız çöllerdeBir dost eli bekliyoruz.Gelin artık yardıma.Dostlarım bizi kurtarın.Bu karanlık akşamlardanAydınlığa ulaştırın.

Devamını Oku



GÜLDALI

Sitemiz Yenileniyor


Tasarımımızla ilgili fikirler vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.